Ines De la Fressange’dan Alışveriş Tavsiyeleri!

0

Ünlü model, Karl Lagerfeld ve Jean-Paul Gaultie’ nin de ilham kaynaklarından olan, Ines de la Fressange ‘ın “La Parisienne” adlı şıklığıyla nam salmış Paris kadınlarının stili hakkında yazdığı kitap , eğlenceli ve işe yarar bilgilerle dolu. Aslında bir kitaptan çok moda ve stil rehberi gibi! Bir sürü adres, stil, makyaj, dekorasyon önerisi bulabileceğiniz tam bir başucu kitabı.

Ines de la Fressange’ın moda kurbanı olmadan alışveriş yapmanın altın kuralları:

  • Düşünün!
“Eğer bunu alırsam, bu gece hemen giymek ister miyim?” diye kendinize sorun. Eğer cevabınız: “Hayır”, “Evde giyerim” veya ” Belli olmaz, belki bir partiye giderken giyebilirim”  ise hemen elinizdekini bırakın ve mağazadan uzaklaşın!
  • Tezgahtarları dinleyin
Bazıları sadece alacağı primi düşünse de, koleksiyonun tüm parçalarını bilir ve size en çok yakışacak olanı bulabilirler. Normalde denemediğiniz farklı tarzları deneyebilir ve inanılmaz sonuçlar alabilirsiniz. Fakat “Bu sezon bunlar çok moda” diyenlerden kaçın. Moda olanı değil, kendinize yakışanı aramalısınız!
  • Trendleri Özümseyin
Paris kadını trendleri takip etmekten kaçsa da, trendy olanı bilmek zorundadır. Sadece trendleri harfi harfine uygulamaz. Eğer leopar deseni çok moda ise, hayvanat bahçesinden kaçmış gibi görünmemelidir. Küçük bir leopar desenli çanta ile, trendleri takip ettiğini belli eder.
  • Kıyafetler sanat eseri değildir, sanat eseri olarak almayın
Çoğu zaman bir kıyafeti ” Çok eğlenceli, çok güzel bir parça!” diyerek satın aldığımız olur. Çünkü objeyi, canlı renklerini, eğlenceli detaylarını severiz. Kendi vücut tipimizi, stilimizi ve bize yakışıp yakışmayacağını düşünmeden sadece obje olarak beğeniriz. Fakat alışveriş yaparken her zaman gardırobumuzdaki diğer parçalarla olan uyumunu düşünmeliyiz. Bir mağazada göz önünde olan, çok güzel sergilenmiş bir kıyafet her zaman iyi bir alışveriş değildir. Böylece, kızıl saçlarınız varsa, canlı turuncu bir paltodan veya bacaklarınıza hiç uygun olmayan minicik metalik etekten uzak durmuş olursunuz.
  •  Bütçenizi ikiye bölün
Bütçenizi ikiye bölün, yarısını kaliteli temel parçalar diğer yarısını da gardırobunuza neşe katacak ilk görüşte aşık olduğunuz parçalara ayırın, örneğin bir kemer, çanta, gösterişli aksesuarlar gibi. Oldukça kısıtlı bir bütçe ile bile güzel bir stil yaratmanın bir çok yolu vardır. Günün sonunda aslında çok fazla eşyaya ihtiyacımız yoktur. Sayılarının az olması ama kaliteli olması daha önemlidir. Daha az sayıda ama daha kaliteli kazak, ceket ve palto daha çok işinize yarayacaktır. Sayı peşinde koşmamalı elemeyi denemelisiniz. Örneğin siyah bir V yakalı kazak, bir jean, beyaz bir t-shirt, siyah bir çanta ve siyah gözlükler gibi hiç te heyecan yaratmayan klasikler, çabasız stil sahibi görünmenin anahtar parçalarıdır.
Aynı zamanda, kıyafetlerinizi, “bunu da resim yaparken giyerim” diye gardırobunuzda tutmayın. Giymediklerinizden vazgeçin, kullanmadıklarınızı verebileceğiniz bir sürü dernek ve hayır kurumu var. Kesin olan şu: Tıkış tıkış olmayan, ferah, düzenli bir gardırop ile güne çok daha iyi başlarsınız.
Share.

Leave A Reply

Content Protected Using Blog Protector By: PcDrome.